21 Ocak 2011 Cuma

Ah Yalnızlık

  Ah yalnızlık;
Ne kadar da yanımda hissediyorum seni bugünlerde. Neler yapıyorum git diye. Yok, gitmiyorsun. Yapıştın kaldın sol yanıma, kimseler alamıyor seni benden. Kötü olan, senden kurtulmak için daha bir sokulmalı sanki sana. Alıp başımı gitmek istiyorum. Uzaaak bir dağın en tepesine. Tahta veranda da şalıma sarılıp koca bir kupa kahve içmek istiyorum. Sonsuz mavi ve beyazın buluştuğu noktaya bakarak. Ses yok. Çıt çıkmıyor etraftan. İçim bile sus pus. O kadar dibe batmak isityorum senin kuyunda. Kocam, annem, Minik Efe'm bile olmasın. Onun sesi bile olmasın istiyorum. İçimde ki annenin sesi yükseliyor düşlerimin arasından " ama bu ayıp " diyor. Doğru ya onsuz yalnızlık bile düşlememeliyim ben. Annesiyim. Her şeyiyim. Bensiz nasıl nefes alır? Nefesi alır almasına da nasıl bir nefes olur o? Vicdan azabı çekiyorum düşüm yüzünden. Sonra içimde ki kadın konuşuyor bu kez. "Ne yani anne oldun diye kadınlığın, annelik dışında ki kimliklerin susacak mı?" Hayır susmamalı diyor hırslı tarafım. Ne demekmiş o diye kızıyor. Kocamın karısı dikiliyor karşıma " Bu dünya da bir sen bir de çocuğun var zaten beni hiç düşünmüyorsun! " Evlat yanım da katılıyor ona " Ohooo bizler çoktan unutulduk yeni mi farkediyorsun kocanın karısı? " Ahh yalnızlık neler yapıyorsun bana gördün mü? Sen gelince bunların hepsi bir bir üşüşüyor beynime. O yüzden diyorum ya, kurtulmak için senden daha bir sokulmalı sana. Taa ki içimdeki sesler bile susana kadar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder